Yazmayan şeyi okumak
Bir cevaptaki en pahalı hata, gördüğün hata değildir. Yanlış bir tarih göze çarpar, düzeltilir, geçilir. Asıl kayıp orada hiç olmayan cümleden gelir.
Eksik olanın yazı tipi yoktur: altı çizili gelmez, kırmızıyla işaretlenmez. Bir cevabı baştan sona okuyup “hepsi doğru” diyebilir ve yine de kararı çevirecek şeyi hiç görmemiş olabilirsin.
Bu yüzden okuma biçimi değişir. Yazılanı kontrol etmek yetmez, **yazılmayanı aramak** gerekir. Aramak da tesadüfe bırakılmaz; neyin eksik olabileceğini bilerek bakarsın.
Eksik çoğunlukla **üç biçimde** çıkar karşına. Üçünü tanıdığında, bir cevabı okurken ne aradığını bilirsin.